Herkes İçin Sıradan, Sizin İçin Dayanılmaz Sesler

29 Eylül 202657 görüntülenmeTürkçe
Elyaz Bornak
Elyaz Bornak
Klinik psixoloq
Profili görüntüle
Herkes İçin Sıradan, Sizin İçin Dayanılmaz Sesler


Sevdiğiniz birinin yemek yerken çıkardığı sese öfkelenmek, ardından bu öfke yüzünden kendinizi suçlamak yorucudur. Karşınızdaki insanın size bir şey yapmadığını bilirsiniz. Yine de içinizdeki gerilim, yanından uzaklaşmak isteyecek kadar büyüyebilir.

Kimseyi kırmamak için yüz ifadenizi kontrol eder, konuşmaya katılmaya çalışır, bir yandan da sesin ne zaman biteceğini beklersiniz. Birisi “Bunda rahatsız olacak ne var?” dediğinde yaşadığınız şeyi anlatmak daha da zorlaşabilir.

Misofoni yaşayan bazı insanlar için gündelik hayatın görünmeyen yüklerinden biri budur. Birlikte yemek yemek, aynı odada çalışmak veya yan yana oturmak, başkalarının fark etmediği bir mücadeleye dönüşebilir.



Misofoni nedir?

Misofoni, belirli seslere veya bu seslerle ilişkili uyaranlara karşı toleransın azalmasıyla tanımlanan bir durumdur. Bu sesler yoğun öfke, tiksinme, huzursuzluk veya kaygı yaratabilir; kas gerginliği, kalp atışında hızlanma ve ortamdan uzaklaşma isteği eşlik edebilir.

2022 yılında yayımlanan uluslararası uzman uzlaşısında, tepkinin sesin yüksekliğinden çok belirli özellikleriyle ve kişi için taşıdığı anlamla ilişkili olduğu vurgulanmıştır. Dolayısıyla çok hafif bir ses de güçlü bir tepki yaratabilir.


Hangi sesler tetikleyebilir?

Sık bildirilen tetikleyiciler arasında şunlar bulunur:

  • Çiğneme, ağız şapırdatma ve yutkunma sesleri.

  • Burun çekme, nefes alma ve boğaz temizleme.

  • Kalem tıklatma, parmak vurma ve klavye sesleri.

  • Bazı tekrarlayan nesne sesleri.

Tetikleyiciler kişiden kişiye değişir. Birini zorlayan ses, başka birinde aynı tepkiyi oluşturmayabilir. Bazı kişilerde sesle bağlantılı hareketleri görmek de rahatsızlık yaratabilir.


Her ses hassasiyeti misofoni midir?

Bir sesten zaman zaman rahatsız olmak oldukça tanıdık bir deneyimdir. Değerlendirmede önemli olan, tepkinin yoğunluğu ve hayatınızı ne ölçüde etkilediğidir. Yemeklerden kaçınmak, çalışamamak veya ilişkilerde sürekli gerilim yaşamak, üzerinde durulması gereken güçlüklerdir.

Ses hassasiyetinin farklı biçimleri de vardır. Hiperakuzide gündelik sesler olağandan çok yüksek, bazen ağrılı hissedilebilir. Misofonide belirli seslere yönelik yoğun duygusal tepki öne çıkar. Fonofobide ise sesle ilişkili korku ve kaygı belirgindir. Bu deneyimler aynı kişide birlikte bulunabilir; ayrımı uzman değerlendirmesiyle yapmak önemlidir.


Beyin bu seslere neden bu kadar güçlü tepki verir?

Misofoninin neden ortaya çıktığı henüz bütünüyle açıklanmış değildir. Araştırmalar, seslerin işlenmesiyle dikkat, duygular ve bedensel tepkiler arasındaki ilişkileri inceliyor.

Kumar ve arkadaşlarının 2017 tarihli çalışmasında, misofonisi olan 20 kişi ile 22 kontrol katılımcısının beyin ve bedensel tepkileri karşılaştırıldı. Tetikleyici sesler sırasında misofoni grubunda, duyguların ve bedensel sinyallerin işlenmesine katılan anterior insula bölgesinde daha güçlü aktivasyon; kalp atımı ve deri iletkenliği ölçümlerinde de daha belirgin tepkiler gözlendi.

Bu küçük çalışma, misofoninin bedensel ve sinirsel süreçlerle ilişkisini anlamaya katkı sağlıyor. Ancak tek başına nedenini açıklamıyor veya bir kişiye beyin görüntülemesiyle tanı konulabileceğini göstermiyor.

Bu nedenle misofoniyi yalnızca kişilik, sabırsızlık veya tek bir geçmiş yaşantıyla açıklamak için yeterli dayanak yoktur.



Sesi kimin çıkardığı neden fark eder?

Tepki; sesin ortaya çıktığı ortama, onu çıkaran kişiyle ilişkiye ve durum üzerinde ne kadar kontrol hissedildiğine göre değişebilir. Kişinin kendi çıkardığı sesler de başkasından gelen seslerle aynı etkiyi yaratmayabilir.

Örneğin, gerektiğinde ara verebildiğiniz bir ortamla, saatlerce yerinizden kalkamayacağınızı düşündüğünüz bir toplantı farklı yaşanabilir. Yakın bir ilişkide ise sesin yarattığı gerginliğe, karşı tarafı incitme endişesi eklenebilir.

Bu noktada sesin etkisini ve ilişki hakkındaki yorumları ayrı ayrı ele almak yararlıdır. Rahatsızlığın yoğunluğu, karşınızdaki insanın sizi bilerek rahatsız ettiğini gösteren bir kanıt değildir.


Ses bittiğinde de yük devam edebilir

Bazen zorlanma ses duyulmadan önce başlar. Bir buluşmaya gitmeden oturma düzenini düşünmek, iş yerinde kimin yanınıza oturacağını kontrol etmek veya bir sonraki sesi beklemek dikkatinizi meşgul edebilir.

Ardından tepkiniz için utanabilir, kendinizi sert biçimde eleştirebilirsiniz. Böylece rahatsızlık, sesin duyulduğu anın dışına taşar. Misofoniyle ilgili değerlendirmede bu beklenti gerginliği, günlük hayattan uzaklaşma ve ilişkilerde yaşanan güçlükler de ele alınır.


Günlük hayatta ne yardımcı olabilir?

Başlangıç için, sizi zorlayan durumları ve işe yarayan destekleri tanımaya odaklanabilirsiniz. Aşağıdaki adımlar kişiye göre uyarlanmalıdır.


1. Tetikleyiciyle birlikte tepkinizi de gözlemleyin

Birkaç gün boyunca zorlandığınız anları kısa notlarla kaydedin: Hangi ses vardı? Bedeninizde ne fark ettiniz? Ne yaptınız ve bunun ardından ne oldu?

Örneğin, “Kalem sesi — çenemi sıktım — yerimi değiştirince toplantıyı takip edebildim” gibi bir not yeterlidir. Kısa kayıtlar, yardım planını somutlaştırabilir.


2. Bedensel gerilimin ilk işaretlerine karşılık verin

Omuzlarınızı kaldırdığınızı, çenenizi sıktığınızı veya nefesinizi tuttuğunuzu fark ettiğinizde kaslarınızı gevşetmeyi ve nefesinizi zorlamadan yavaşlatmayı deneyin.

Bu becerileri sakin zamanlarda da çalışmak, zorlandığınız anda hatırlamanızı kolaylaştırabilir. Dikkat, bedensel uyarılma ve davranışları düzenlemeye yönelik beceriler, misofoniyle baş etme çalışmalarında kullanılmaktadır.


3. Ortamda küçük düzenlemeler deneyin

Oturduğunuz yeri değiştirmek, kısa molalar planlamak veya size iyi geliyorsa rahat bir ses düzeyinde arka plan müziği kullanmak bazı ortamları daha yönetilebilir kılabilir.

Hangi düzenlemenin yardımcı olduğunu kendi deneyiminizle değerlendirin. Kulaklık ve ses desteği gibi araçlar için gerektiğinde odyologdan görüş alın. Misofoniye yönelik bakımda çevresel düzenlemeler ve kişiye uygun işitsel desteklerden yararlanılabilir.


4. İhtiyacınızı sakin bir anda anlatın

Konuşmayı gerilimin en yüksek olduğu ana bırakmamaya çalışın. Açıklamanızı, karşı tarafın değiştirebileceği somut bir isteğe bağlayın:

“Yemek sırasında bazı seslerde çok geriliyorum. Biraz arka plan müziği açmayı deneyebilir miyiz?”

Veya: “Birkaç dakika ara vermem gerekebilir. Sonrasında sohbetimize dönmek istiyorum.”

Böylece yakınınız, ne yaşadığınızı ve nasıl destek olabileceğini daha açık anlayabilir.


5. Dikkatinizi küçük adımlarla yeniden yönlendirin

Ses dikkatinizi tamamen ele geçirdiğinde, bulunduğunuz işin tek bir parçasına dönmeyi deneyin: Okuduğunuz paragrafın ana fikri, konuşmanın son cümlesi veya önünüzdeki görevin bir adımı.

Dikkatiniz tekrar sese kayabilir. Bunu başarısızlık saymadan yeniden yönlendirebilirsiniz. Dikkat çalışmaları ve bedensel uyarılmayı azaltma, araştırılan bazı bilişsel davranışçı terapi programlarının bileşenleridir; tek başlarına aynı sonucu verecekleri varsayılmamalıdır.


6. Molayı, hayatınıza katılmayı destekleyecek şekilde planlayın

Kısa süre uzaklaşmak gerekli olabilir. Ancak zamanla bütün yemeklerden, toplantılardan ve buluşmalardan vazgeçmeye başladığınızı fark ederseniz destek planınızı yeniden değerlendirin.

Kendinizi dayanma sınavına sokarak tetikleyici sesleri uzun süre dinlemeye zorlamayın. Seslerle çalışma yapılacaksa, yoğunluğu ve yöntemi sizin ihtiyaçlarınıza göre bir uzmanla belirlenmelidir.



Yakınları nasıl destek olabilir?

Misofonisi olan birine yardımcı olmak için onun deneyimini merak etmek iyi bir başlangıçtır. Hangi seslerin zorlayıcı olduğunu ve hangi düzenlemelerin işe yaradığını sorun. Şaka yapmak amacıyla tetikleyici sesi tekrarlamayın; mola isteğini küçümsemeyin.

Birlikte kararlaştırılmış küçük değişiklikler, sürekli tartışmaktan daha uygulanabilir olabilir. Rahatsızlık yaşayan kişinin ihtiyaçlarıyla evdeki diğer insanların ihtiyaçlarını aynı konuşmada ele almak önemlidir.

Tepkinin güçlü olması, hakaret veya incitici davranışların kabul edilmesini gerektirmez. Hem yaşanan güçlük hem de karşılıklı saygı ciddiye alınmalıdır.


Psikoterapi yardımcı olabilir mi?

Bilişsel davranışçı terapiye ilişkin umut verici bulgular vardır. Jager ve arkadaşlarının 2021’de yayımlanan, 54 yetişkinin katıldığı randomize çalışmasında grup terapisi, bekleme listesine göre belirtileri azaltmıştır. Terapi grubunun yüzde 37’si belirgin klinik iyileşme ölçütünü karşılamış; bekleme grubunda bu oran yüzde sıfır olmuştur. Çalışmanın küçük olması ve karşılaştırmanın başka bir aktif tedaviyle yapılmaması, sonuçları yorumlarken dikkate alınmalıdır.

2025’te yayımlanan, 60 yetişkinin katıldığı başka bir randomize çalışmada ise kabul ve kararlılık terapisi ile psikoeğitim ve aşamalı gevşeme eğitimi karşılaştırılmıştır. Her iki grupta iyileşmeler görülmüş, gruplar arasında belirgin bir üstünlük gösterilmemiştir. Bu sonuçlar, psikolojik müdahalelerin yararlı olabileceğini desteklerken herkes için tek bir yöntemi kesin çözüm olarak sunmanın erken olduğunu da hatırlatır.

Ne zaman profesyonel destek alınmalı?

Sesler nedeniyle ilişkileriniz, okulunuz, işiniz veya günlük yaşamınız belirgin biçimde etkileniyorsa, misofoni hakkında bilgi sahibi bir ruh sağlığı uzmanıyla görüşebilirsiniz. Değerlendirmede tetikleyiciler, baş etme biçimleri ve eşlik eden güçlükler birlikte ele alınır.

Sesler aynı zamanda ağrılı geliyorsa veya işitmeyle ilgili bir değişiklik varsa KBB ve odyoloji değerlendirmesi de önemlidir. İhtiyaca göre farklı uzmanların birlikte çalışması uygun olabilir.

Fanus ve uzmanlarımızdan online psikolojik destek alabilirsiniz.

Sevdiğiniz insanlarla aynı ortamda daha rahat bulunabilmek, ihtiyacınızı kendinizi suçlamadan anlatabilmek ve zorlandığınız anları yönetebilmek üzerinde çalışılabilir. Seslerin hayatınızda kapladığı yerin küçülmesi de anlamlı bir değişimdir.